Patent ve Faydalı Model

     Tüm ülkelerin hedefi sanayide ve ekonomide gelişmiş olmak ve bu gelişmişliği, değişen koşullar karşısında koruyarak daha ileri götürmektir. Ülkelerin sanayi ve ekonomi bakımlarından gelişmesinde en önemli etken yeni teknolojilerin üretilmesi ve bu teknolojik gelişmelerin sanayiye uygulanmasıdır.

     Teknolojik gelişmeler sanayideki yenilikler ve buluşlar ile sağlanır. Buluş kısa ifade ile sanayideki teknik bir problemin çözümü olarak tanımlanabilir. Sanayideki yenilikler ve buluşlar ise yeni teknolojilerin üretilmesi, yeni ürünlerin geliştirilmesi, mevcut teknolojilerde yenilikler, geliştirmeler ve iyileştirilmeler sağlanmasıdır. Sanayideki yeniliklerin ve sanayiye uygulanabilen buluşların çoğalması, hem buluşlara ait doğru ve eksiksiz bilginin yaygınlaşması hem de buluş yapılmasının özendirilmesi ile sağlanabilir.

     Yenilikler ve buluşların sanayiye uygulanması ve sonuçta ekonomiye katkı sağlayabilmesi için buluş sahibinin ödüllendirilmesi ve buluş yapılmasının özendirilmesi ilke olarak birçok ülke tarafından benimsenmiştir. İşte buluş yapılmasının özendirilmesi için, buluş sahibine, buluşunu kullanma ve kullandırma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren ve böylece buluş yapılmasını özendirerek sanayinin gelişmesine yardım eden patent sistemi geliştirilmiştir.

     Patent ile korunabilecek buluşların "yenilik", "tekniğin bilinen durumunun aşılması" ve "sanayiye uygulanabilirlik" niteliklerini taşıması gerekmektedir.

   
     Buluşların korunmasına uygulanan faydalı model korumasında ise yalnızca yenilik ve sanayiye uygulanabilir olma kriterleri aranmaktadır. Buradaki yenilik de yine mutlak yeniliktir. Usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddelere ilişkin buluşlar koruma kriterlerini haiz olsalar dahi faydalı model belgesi verilerek korunamazlar.

    
     Patent hakkı, buluş sahibine, buluşunu açıklaması karşılığında buluş konusu ürünü üretme, pazarlama, satma ve kullandırma konusunda tercihe göre 7 veya 20 yıl ayrıcalık vermekte iken faydalı model korumasında aynı haklar 10 yıl için geçerlidir.

İlaç Patentleri

     Buluşların korunması için patentler dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde tarım, veterinerlik, biyoteknolojik konular da dahil olmak üzere teknolojinin her alanındaki yeni buluşlara verilir. İnsan, hayvan sağlığı ve zirai amaçla kullanılan ilaçlar ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar ve buluş niteliği taşıyan yeni üretim usulleri ile yeni ürünlerin patent korumasına alınıp alınmaması tartışması yıllar öncesinde birçok ülkede yoğun biçimde sürdürülmüş ve bazı ülkelerde özellikle ilaçların patent korumasına alınmasında bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. Türkiye’de de 1995 yılına kadar insan ve hayvan sağlığı ile ilgili buluşlara patent verilmemiş ve bu konudaki buluşlar koruma kapsamı dışında tutulmuştur. Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ve onun Eki Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Anlaşması'nın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren Türkiye'de ilaç patenti başvuruları işleme alınmaya başlamış, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren de patent koruması sağlanmıştır.

Patent İşbirliği Antlaşması (PCT)

     Türkiye 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren Patent İşbirliği Antlaşması’na (PCT) taraf olmuştur. Patent İşbirliği Antlaşması, birden fazla ülkeye yapılacak patent başvurularının araştırma ve inceleme işlemlerinin uluslararası otorite olan kuruluşlardan herhangi birinde yapılmasını ve bu şekilde hazırlanan raporların daha sonra başvurunun yapıldığı ülkenin yetkili kurumu tarafından değerlendirilerek patentin verilmesini sağlamayı amaçlamıştır. Böylece hem başvuru sahipleri hem de Antlaşmaya taraf ülkelerin patent kurumlarının araştırma ve inceleme işlemleri için harcadıkları zaman, emek ve para azaltılmaktadır.

     Patent İşbirliği Antlaşması, Antlaşmaya taraf ülkelerdeki ulusal mevzuatı hiçbir zaman ortadan kaldırmamaktadır. Başvuru sahipleri patent başvurularını isterlerse ulusal mevzuatın öngördüğü biçimde isterlerse de Patent İşbirliği Antlaşması’nın öngördüğü biçimde yapabilmektedirler. Patent İşbirliği Antlaşması’nın öngördüğü biçimde başvuru yapılması hakkı sadece bu Antlaşmaya taraf ülkelerin vatandaşlarına tanınmaktadır. Türkiye bu Antlaşmaya taraf olduğu için Türk vatandaşları da istedikleri takdirde bu Antlaşmanın öngördüğü biçimde Türk Patent Enstitüsü’ne bir tek başvuru yapabilmekte ve birden çok ülkeye daha ucuz ve kolay bir yolla patent başvurusu yapabilme hakkını elde etmektedirler.

     Patent İşbirliği Antlaşması yoluyla yapılan patent başvurularında maliyet düştüğünden, başvuru sayısı tüm ülkelerde artmaktadır. Bu antlaşma ile Türk vatandaşları başka ülkelere klasik sisteme göre daha kolay ve ucuz bir yöntemle başvuru yapabilmektedir.
Patent İşbirliği Antlaşması patent başvurularının dosyalanmasını kolaylaştırdığı gibi aynı zamanda bu başvurular uluslararası otorite olan kuruluşlarca incelendiği için bu yolla tescil edilen patentler her zaman daha güçlü patentler olarak kabul edilirler. Yani patent hakkına tecavüz durumlarına ya da yasal saldırılara maruz kaldıkları takdirde kolayca savunulabilen ve sonuçta haklı çıkabilen patentlerdir.

Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC)

     Avrupa Patent Sistemi, 1973 yılında Münih'te imzalanan "Avrupa Patentlerinin Verilmesi Hakkındaki Sözleşme" ile Avrupa'da tek bir patent verilme sisteminin oluşturulması amacıyla kurulmuş bir patent sistemidir. Avrupa Patent Sistemi, taraf ülkeler adına tek bir merkezden patent verilmesi, verilen bu patentlerin taraf ülkelerde geçerli olması ve ihtilafların da tek bir merkezden çözümlenmesini sağlayan sistemdir. Sistemin yönetimi, tüm taraf ülkelerin temsil edildiği Yönetim Konseyi (Administrative Council) tarafından gerçekleştirilir.

     Patent verilebilme kriterlerini haiz herhangi bir buluş için Avrupa Patenti alınabilmesi her zaman iki aşama, kimi zaman da itirazların incelenmesini de kapsayan üç aşamadan oluşan işlemler dizisi sonrası gerçekleşebiliyor.

     Birinci aşama; Avrupa Patent Ofisi'nin Münih, Lahey veya Berlin Ofislerinden birine ya da Sözleşmeye taraf olan ülkelerden herhangi birine Avrupa Patent Sisteminin resmi dillerinden İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinden birinde patent başvurusunun yapılması ve başvurunun Avrupa Patent Ofisi'nin bu kentlerdeki bürolarından birinde şekli incelemeye tabi tutulması, araştırma raporunun hazırlanması ve başvurunun ve araştırma raporunun yayınlanması işlemlerinden oluşmaktadır. Avrupa patenti başvurusu, daha önce herhangi bir patent ofisi' ne yapılmış bir başvuruya dayanarak yani rüçhan hakkından yararlanarak da ilk başvurudan itibaren 12 ay içinde yapılabilir. Tüm başvurular, başvuru tarihinden ya da rüçhan hakkı var ise rüçhan tarihinden itibaren 18 ay içinde yayınlanmaktadır. Buluşla ilgili tekniğin bilinen durumu hakkındaki araştırma raporu da başvuru ile birlikte ya da 18 aylık süre geçmiş ise; başvurudan ayrı olarak yayınlanır. Araştırma raporunun yayınlanmasından itibaren başvuru sahibi 6 aylık süre içerisinde ayrıntılı inceleme raporunun hazırlanmasını talep eder.

     Ayrıntılı inceleme raporunun talep edilmesi, Avrupa patenti verilmesinin ikinci aşamasındaki işlemler dizisinin başlatılması anlamındadır. Münih, Lahey ya da Berlin Ofislerinden birinde yürütülen ikinci aşama, patentin kısmen ya da tamamen verilmesi ya da red edilmesi sonucuna varır. Ayrıntılı incelemede buluş; mutlak yenilik, konuda uzman kişi için aşikar olup olmama (buluş basamağı) ve sanayiye uygulanabilirlik kriterleri açısından incelenir. Avrupa Patentinin verilmesine karar verildiğinde bu patent, Sözleşmeye taraf ülkelerde verilmiş ulusal patent gibi etki doğurur.

     Avrupa patenti işlemleri, başvurudan başlayarak yaklaşık olarak 3.5 yıl sürer. Bu süre, araştırma raporunun hazırlanması için başvuru sahibinin 18 aylık süreyi beklemeksizin talep yapması ve yine ayrıntılı inceleme raporunun hazırlanması için 6 aylık süreyi beklemeksizin talep yapması durumunda yaklaşık 1.5 yıl azaltılabilir. Böylece süre 2 yıldan daha az bir zamana indirilebilir. Buradan, Avrupa patentinin alınması için geçecek sürenin başvuru sahibine ve onun Vekiline bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
    Avrupa Patentinin verilmesi sonrasında herhangi bir kişi, patentin verilmesine karşı itiraz yapabilir. Bu itiraz süresi, patentin verilmesinden itibaren 9 aydır. İtiraz işlemleri Münih'teki İtiraz Birimi tarafından sonuçlandırılır.

     Kısa bir tanımla Avrupa Patent Sistemi, Sözleşmeye taraf ülkelerde geçerli patentin, tek bir başvuru ve işlemler dizisi ile elde edilmesi ve korunması sistemidir.

     Türkiye Avrupa Patent sistemine katıldığı 1 Kasım 2000 tarihinde sonra Avrupa Patent Ofisi'ne yapılan ve Türkiye'de de koruma talep edilen tüm patentler Türkiye'de de koruma altına alınacaktır. Katılım tarihinden önce Avrupa Patent Ofisine yapılmış olan ve üye ülkelerde korunan patentlerin Türkiye'de de doğrudan doğruya korunması söz konusu değildir.


YALÇINER DANIŞMANLIK ve DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ;

Yukarıda açıklanan danışmanlık hizmetlerini; periyodik (aylık) olarak sözlü ve yazılı raporlar biçiminde verdiği gibi, her konu veya olay ya da ürün ile ilgili olarak kısa süreli ve yazılı rapor ya da sözlü danışmanlık biçiminde vermektedir.


 Anasayfa                               Marka