|
Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini
bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla,
kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar gibi
çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla
yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir. Marka koruması 10
yıl olup, koruma her 10 yılda bir yenilenmek koşuluyla uzatılabilir.
|
| |
MADRİD
Protokolü
Markaların
Uluslararası Tescili Hakkındaki Madrid Anlaşmasına İlişkin Protokol
(Madrid Protokolü) tek bir başvuru ile Protokole taraf ülkelerde
marka tescilinin sağlanmasını amaçlamaktadır.
|
| |
|
Madrid
Protokolü’ne göre yapılacak başvurularda başvuru hakkı, Madrid
sistemi içindeki ülkelerin herhangi birinde sınai ya da ticari
faaliyet için kurulmuş veya bu amaçla bu ülkelerden birinde
yerleşik ya da bu ülkelerden birinin tabiyetindeki gerçek
ya da tüzel kişilerle sınırlıdır. Yani sistem içinde yer almayan
ve yukarıdaki tanıma uymayanların başvuru hakkı yoktur. Başvuru,
Protokol’e taraf ülkelerden herhangi birinin ofisi aracılığı
ile yapılır. Bu başvuru için de başvurunun yapıldığı ülkede
tescilli bir markanın bulunması ya da bir marka tescil başvurusunun
yapılmış olması şarttır. Protokole göre yapılacak uluslararası
başvurudaki marka ile mal ve hizmetler, başvurunun yapıldığı
ülkedeki başvurunun veya tescilin marka örneği ve mal ya da
hizmetleri ile aynı olmak zorundadır ve uluslararası başvuruda
bu başvurunun verildiği ülkede koruma talep edilemez. Zira
o ülkede daha önce yapılmış tescil başvurusu ya da tescil
vardır. Yani Türkiye'deki bir tescil ya da başvuruya dayanarak
yapılan Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası tescil
başvurusunda tekrar Türkiye'nin belirtilmesine gerek yoktur.
Koruma
talep edilecek ülkeler ise; Türkiye sadece Protokol’e taraf
olduğu için Protokol’e taraf ülkelerden biri, birkaçı ya da
tümü olabilir.
Bu
ülkelerden herhangi biri ya da birileri ile ticari ya da sınai
ilişki içinde olan firmalarımızın, eğer markalarını daha önce
bu ülkelerde tescil ettirmemişler ise, Madrid Protokol’ü aracılığı
ile uluslararası tescil başvurusu yapmaları mümkündür. Markaları
bu ülkelerden bazılarında daha önce tescil edilmiş olanlar
ise tescil edildiği ülkelerin dışındakilerde de tescil için
Madrid Protokolünü kullanabilirler.
|
|
| |
Madrid sisteminin kullanılması hem başvuru
ile ilgili işlemleri azaltmakta hem de maliyetleri önemli ölçüde düşürmektedir.
Ayrıca uluslararası tescil başvurusunun doğrudan Türk Patent Enstitüsü’ne
yapılacak olması, başka ülkelerin ofislerine başvuru için gerekli yazışma
ve dosya hazırlama külfetini de ortadan kaldırmaktadır.
Madrid
Protokol’ ü aracılığı ile yapılan bir uluslararası tescil başvurusu, Türk
Patent Enstitüsü tarafından şekli incelemeye tabi tutulduktan sonra usulüne
uygun ise WIPO’ ya gönderilir. Protokol ile ilgili terminolojide ilk başvurunun
yapıldığı ülke “menşe ofis” adıyla anılır. Örneğimizde Türk Patent Enstitüsü
“menşe ofis”tir. Protokol’ de bu işlemleri yürüten WIPO “uluslararası
büro” olarak tanımlanmıştır. Uluslararası Büro’ ya ulaşan başvurular büro
tarafından “uluslararası sicil”e kayıt edilir, WIPO gazetesinde yayınlanır
ve tescil başvurusunda koruma talep edilen Protokol’ e taraf ülke ofislerine
gönderilir. Başvuruda koruma talep edilen taraf ülke “akit taraf” adıyla
anılmaktadır. Akit taraf kendisine ulaşan başvuruyu kendi mevzuatının
hükümlerine göre inceler ve en geç 18 ay içinde (Madrid Anlaşması’nda
bu süre 12 aydır) kabul ya da reddettiğini Uluslararası Büro’ ya bildirir.
Uluslararası büro kendisine gelen ret kararlarını uluslararası sicile
kayıt ederek WIPO gazetesinde yayınlar. Başvuru bir veya birkaç ülkede
reddedilmiş ise bu durumda itiraz ve diğer işlemler doğrudan başvuru sahibi
ve akit taraf ülkenin ofisi arasında sürdürülür. Bu aşamada “menşe ofisi“
ve “uluslararası büro” devre dışındadır. İtiraz ve diğer işlemler sonucu
alınan karar Uluslararası Büro’ ya ve talep ediliyorsa menşe ofisine bildirilir.
Bu karar da uluslararası büro tarafından uluslararası sicile kayıt edilerek
WIPO gazetesinde yayınlanır.
Madrid Protokol’ü aracılığı ile yapılan tüm tescillerde koruma devam ederken,
marka sahibinin veya vekilinin adres ve unvan değişiklikleri, başvuruda
belirlenen ve koruma talep edilen akit taraflardan bazılarında veya
tümünde tescile konu mal ya da hizmetlerin bir kısmından ya da tümünden
vazgeçme, markanın iptal edilmesi gibi hususların menşe ofis aracılığı
ile uluslararası büroya bildirilmesi ve söz konusu durumun uluslararası
sicile kayıt edilerek WIPO gazetesinde yayınlanması şarttır. Uluslararası
tescil başvurusu yapıldıktan sonra marka örneğinde herhangi bir değişiklik
yapılmasına izin verilmez. Aynı şekilde mal veya hizmet listesinin
genişletilmesi de mümkün değildir.
|
|
Türkiye’de tescilli her markanın Protokol’e
taraf ülkelerin tamamında da tescil edileceğini düşünmemeliyiz. Zira yapılan
uluslararası başvuru her ülkede kendi mevzuatına göre incelenmekte olduğundan,
bazı ülkelerde tescil edilmemesi son derece doğaldır. Aynı şey tersi için
de gereklidir. Başka ülkelerde tescilli markalar, Madrid Protokolü’ne
göre yapılan uluslararası başvuru kapsamında akit taraf olarak Türk Patent
Enstitüsü’ne ulaştığında daha önce tescilli markalar arasında benzeri
var ise reddedilebilecektir.
Madrid
Protokolü’ne göre yapılan herhangi bir tescilin menşe ofisindeki bir marka
tescili ya da başvurusuna dayalı olmasının zorunlu olduğunu belirtmiştim.
Terminolojide bu tescile “esas tescil” adı verilmektedir. Uluslararası
tescile esas olan bu esas tescil, uluslararası tescil başvurusunun yapıldığı
tarihten başlayarak 5 yıl süre ile uluslararası tescile etkilidir. Bu
etki, “esas tescil”in herhangi bir nedenle iptali ile ortaya çıkar. Şöyle
ki; Türkiye’de tescilli herhangi bir markanın uluslararası tescil başvurusu
yapılarak varsayalım ki; Almanya, Danimarka, Belçika, Hollanda, Lüksemburg
ve İspanya’da da tescilini elde etmiş olalım. Bu uluslararası tescil başvurusunu
Türk Patent Enstitüsü’ne 25 Ocak 1999 tarihinde yapmış isek ve Türkiye’de
daha önce tescilli olan ve uluslararası başvuruya esas olan markamız 25
Ocak 2004 tarihinden önce herhangi bir nedenle (mahkeme kararı ya da marka
sahibinin rızası ile) iptal edilirse, bu iptal uluslararası tescile etkili
olur ve uluslararası tescil de iptal edilir. Başvuruya dayalı olarak yapılacak
uluslararası tescil başvurusu da, menşe ülkedeki başvurunun reddedilmesi
ya da başvuru sahibi tarafından geri çekilmesi durumunda hükümsüz kalır
ve uluslararası tescil iptal edilir. Bu durumlarda uluslararası büroya
gerekli bildirimleri yapmak menşe ofisinin görevidir. Bu şekilde iptal
edilen bir uluslararası tescil uluslararası büro tarafından akit taraflara
da bildirilir ve WIPO Gazetesinde yayınlanır. Uluslararası tescil başvurusundan
itibaren beş yıl geçtikten sonra esas tescil ya da başvurunun uluslararası
tescile etkisi ortadan kalkar.
Özellikle
uluslararası alanda faaliyet gösteren ya da faaliyet göstermeyi planlayan
tüm firmalarımızın “Markaların Uluslararası Tescili Hakkındaki Madrid
Anlaşması’na ilişkin Madrid Protokol”aracılığı ile uluslararası tescil
başvurusu yapmaları, bu başvurularla elde edilecek tesciller ile firmalarımızın
kendi özgün markalarını yaratmaları ve tanıtmaları açısından da önem arz
etmektedir. Zira bugün dünyada tanınmış markaların tümü yıllar öncesinden
birçok ülkede tescil edilmiş markalardır.
YALÇINER
DANIŞMANLIK ve DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ;
Yukarıda
açıklanan danışmanlık hizmetlerini; periyodik (aylık) olarak sözlü ve
yazılı raporlar biçiminde verdiği gibi, her konu veya olay ya da ürün
ile ilgili olarak kısa süreli ve yazılı rapor ya da sözlü danışmanlık
biçiminde vermektedir.
Anasayfa
Tasarım,Coğrafi
İşaret,Entegre Devre
|
|